21 Ekim 2008 Salı

mektup

şiirin orta yerine sıkışmış bir mektup dudağına gizlenmiş bir uçurum gibi duruyor her sözünde derinleşen bir uçurumdan aşağı bakıyor sanki içimdeki sardunya kökleriyle bağlandığı toprağa okuyor adını sessizce hem toprağa hem suya susuzluğa adanmış anılarıyla sessizce okuyor şiirin ortasına

Tanık Bırakmadım

Ne söylenecek bir söz
Ne yakılacak bir bahar kalmış.
Tesadüfen sahte ışıklara düşmüş akşamda,
ödünç verilmiş bir çift göz ve dağılmış bir bulut karşısında
utanırım yaralarımdan; bana onca şiiri yazdırandan.

Artık korkmuyorum açılır gibi durur kapılar ardında görülen
yarı açık rüyalardan,
hep o eski ağıtları kuşanan kasım yağmurlarından ya da
seni bana taşıyan her tesadüf damladan.

suçluyum yaralardan; büyük harfle başladığım her nakarattan,
altını çizdiğim her kelimeden,
her gece vakti kopardığım gelinciklerden
suçluyum ama:
Kalemlerimi kırdım,
bütün şairleri unuttum,
hiç tanık bırakmadım ardımda...

Ümit Özgür Torun